27 Eylul - 27 Aralık 2006
Sonunda çek cumhuriyetindeyiz. Nayu'nun gerçek anlamda çalışma masasına yattığı hafta 27 eylul ile 2 ekim arasında bi yerde. Ama daha öncesine gidipte ahmetle okanın istanbulda bana geldiği gün onlar açısından proje ile ilgili çalışmaların ve fikirlerin ilk başlama tarihiydi. O tarih Temmuz ortasına denk gelse,tam kestiremiyorum tarihleri.Fikir ilk gerçek kesekağıtlarından, çöpten toplanan kartonlardan, ucuz kalite saman kagitlarindan butun animasyonu yapmakti. Burcuyla calismaya oturdugumuzda hersey cok zevkliydi, birkac sahneyi hemen ilk haftadan taslak olarak bitirmistik bile.Ama hesaba katilmayan gercekler vardi. A3 boyutunda sahneler hazirliyorduk ama elimizde A3 scanner yoktu. Sonra araya tatil girdi.



27 Eylul'e tekrar donus. 27 eylul ucak biletinde yazan tarih. Ama nayu daha sonra basladi. En son izmir'de Burcuyla storyboard'u bitirdik. Sabah 6, yada 7 en erken uyuma ortalama rakamlarina ulasmisti. Ama Cek Cumhuriyetine bitmis bir storyboard'la gitmek guven vericiydi.
Belki biraz da hikayeden bahsetmek lazım. Ahmet'le konuşuyoruz, Eskişehir'de bir gece,Carpe Diem'de bir masa. Abi yapmalıyız, birşeyler ve birlikte. O günden bugune geldik. Gevende albüm hazırlığına girdi ve sonunda birlikte ortaya koyabiliceğimiz bir proje oluştu. NAYU klibi. O güne kadar kafamda Gevende için birçok hikaye vardı. Daha doğrusu aklıma gelen hikayelerden birkaçı -işte bu gevendelik- ti. Ama iki üç hikaye bütünlemesine gidildiğinde baktım ki o hikayeler NAYU'yu içeriğiyle tam olarak yansıtmıyordu. Her nasılsa yazın Istanbul'da bu hikaye bir gecede çıktı. Ancak gelişim süreci çok uzun sürdü. Hikaye gün geçtikçe hafif hafif gelişiyordu, diğer yandan da storyboard ilerliyordu. İçinde yaşadığımız dönemde köklerimize olan uzaklığımız ve uyur gezer halimize Gevende'nin çocuksu tarafından bakmak gerekiyordu. Burcu ile Zlin'de çok fazla tasarım yaptık, scannerımız yoktu hala. Fotoğraf makinesi ile çekip editlediğimiz birçok imaj var klipte. Ama bu tip aksaklıklar bu klibe güzelliğini verdi bence. Fırsatsızlıklardan yakalanan bir doygunluk. -A bu shot'ta bitti- diyip gülümsediğimiz geceler,yada sabahlar bizi projeye bağladı.


Ekim geldiginde okuldan final projesinin sunumu ve ön hazırlıkları istendi. Gayet sıkısık bir zamana donustu. Burcunun da Famu'da sorunlari basladi. Her haftasonu 5 saatlik Prag-zlin eziyeti.Ama egleniyorduk. Gercektende Nayu ve yavas yavas oturan klibin gidişi bizi mutlu etmeye yeterdi. Neyse Klibin teknigi hakkinda konusmak lazim belkide. Bi tuvalet kagidi bütün layoutlarda kullanildi. Her sahnede tuvalet kagidindan parcalar kesilerek daglar,gokyuzu ve yer olusuturduk. Daha sonra yine farkli kagitlardan kopartarak, keserek ve cizerek karakterleri ve sahnedeki mekanlari oturtmaya basladik. Klibin animasyonlarini after effects'te yaptim. Her animasyon 12 fps ile yapildi. Kare kare. Bu teknik bi anlamda Digital Cutout. Geleneksel cut-out kameranın hemen altinda gercek kagit karakterlerden ve istediginiz taktirde layer mantigi ile kurulmus cam mekanizmasi uzerine yerlestirilmis yine kagit-kesim arkaplanlar ile yapiliyor. En buyuk dezavantaji geri donusu yok. Basladiginiz shotu bitirdiginizde gordugunuz bir yanlis sizi tekrar bastan cekmeye goturecektir. Neyse bu ayrinti uzun oldu ama Cut -out teknigi hakkinda bikac sey soylemek istedim. Ayrica Turkiye'de de yavas yavas bu teknik yayilmaya basladi.

Kasım ayı zorlu bir aydı. Final projesi, nayu'nun yetiştirilme stresi,ekonomik sorunlar, bir sandalyede saatlerce oturmanin verdigi agir içsel sorgulamar ve bel agrisi. Bazen gecenin 4'ünde MSN'de birileriyle konusabilmek icin neler vermezsiniz. Proje gercekten verdigi mutluluk kadar kendinizle bukadar uzun süre yalniz kaldiginiz ve dışarıda güneş ve yeşil dururken siz içeride digital bir ekranda saatlerinizi harcadiginiz icin, sizden de alıyordu. Burcu 27 Kasım'da Turkiyedeydi. Ama bu yoğunlukta Klibi hiçbirzaman bırakmayıp tüm tasarımları yapmış ,tüm çizilecekleri çizip'te gitmişti Burcu. Bu yüzden geriye kalan sadece animasyonları bitirmekti.

Aralık geldi .Sahneler yavas yavas bitiyor, Michael Carrington destegini eksik etmiyor ve hemen evin karşısındaki ağaçlar hala elma vermeye devam ediyorlardı. İşte belkide bu güzel bi nokta. Bu proje doneminde keşfettigim en guzel seylerden biri de yeni toplanmış elmaları küçük küçük parça parça kesin ve bi kapta tuzlayarak karıştırın.Erik tadı veriyor. Burada erik yok. Acaba dedim bi an, guzel ambalaj hazır tuzlanmış, elma oldugu belli olmayan bi kesimle erik diye satılabilir, neden olmasın. Yavaş yavaş proje bitiyordu. Inanmiyordum, inanamiyorduk. Ekim ayinda henuz elimizde birsey yoktu ve dusunceliydik, zamaninda yetistirebilmek. Hernekadar gevendeyle bu konuda çok konusmus olmama ve hernekadar her zaman bu zamani bana birakmis olmalarina ragmen gene de benim kafamda bi son tarih vardı, olmaliydi. Final projesi için en geç ocakta baslamam gerekiyordu ve iki proje ayni aynda yuruyemezdi.

Aralık guzel ay. Benim dogum gunum, Burcunun dönüşü,guzel denemeler. Ve projenin son renderini Burcuyla Prag'ta aldik. Almaya calistik daha dogrusu. Benim bilgisayarim render veremiyordu. Ya ses yoktu yada goruntu. (Bugün 27'si ve bu yaziyi duzeltirken rastlayip yazmak istedigim "benim yeni öğrendiğim" bilmeyenlere gerçekten yararlı olucak bir bilgi --NTFS - FAT32 farklılıklarının en önemlisi Fat32'nin sanırım 4gb yukarısı yada tam olarak bilmiyorum ama dosya boyutlarında sınırlaması olduğu. NTFS ise yüksek dosya boyutlarını desteklemekte. Bu demek oluyor ki eger projenizi rendera bırakıyorsanız ve "no compression" ise size NTFS bir disk gerekmekte. FAT 32 üzerine render vermiyor. :) Bu benim yeni belki biçoğunuzun çoktan bildiği birşey. )
Bugun 3. ay bitmiş. Klip'te bitmiş. Ahmet'ten aldığım mail, onlarında en az bizim kadar klipten memnun olduklarını gösteriyordu ve bu kafamızdaki tüm yoğunluğu bir anda dağıttı. (Not bugun 27 Aralık değil, 26'sı,sadece tam 3 ay olduğunu göstermek için 27'si yazdım. Küçük yalan. Hepimize mutlu,güzel bi yıl.Sevgilerle
Artı Not : Klip tam olarak 2007'de bitiyor, yanlis anlama olmasin :) )